Özbekistan Halk Hareketi, Özbekistan’da çağın en katı diktatörlüğünü uygulayan ve ülkesininkaynaklarını yakınlarına peşkeş çeken İslam Kerimov rejimini devirmek için büyük bir mücadeleye girişti.
Muhaliflerin mücadelesininin halk üzerinde olumlu etkisinden korkan diktatör Kerimov ise, tavizler vermek zorunda kaldı. Kerimov, 7 yıl olan Cumhurbaşkanlığı görev süresini 5 yıla indirdi ve ülkede medya kuruluşlarına sözde olsa bile bazı haklar tanınmaya başlandı. En önemlisi ise, Kerimov zorbalığına direnen Özbek muhalifler, ülke içinde ve dışında faaliyetlerini önemli ölçüde hızlandırmaya başladılar. 2011 Mayıs ayında Berlin’de “Özbekistan Halk Hareketi”ni oluşturan Özbek muhalifler, kısa sürede Norveç, İsveç, Kanada ve Türkiye’de örgütlenmeyi başardılar. Son verilere göre yaklaşık 5 milyon Özbek vatandaşı despot Kerimov yönetiminin baskıları yüzünden dünyanın çeşitli ülkelerinde hicret hayatını sürdürüyorlar.
Despot liderlerin devrilmesine sebep olan”Arap Baharı”, gittikçe Orta Asyadevletlerini de etkilemeye başladı. Bağımsızlığına kavuştuktan sonra bir türlü siyasi çalkantılardan düzlüğe çıkamayan Kırgızistan’ı Tacikistan izliyor.
Bu bölgedeki, diğer ülkelere göre oturmuş bir yönetime sahip Kazakistan’da ise hükümet karşıtı eylemler sürüyor. Sokağa dökülen yönetim karşıtları ise DevletBaşkanı Nazarbayev diktatörlüğüne “hayır” demeye başladılar. Olaylardan etkilenen diğer ülkelerden Türkmenistan’da ise 2012 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimine muhalif adayların da katılması bekleniyor.
ÇAĞIN EN KATI DIKTATÖRLÜĞÜ
Ülkesinin jeopolitik konumundan kendi çıkarları için yararlanmaya çalışan Özbekistan diktatörü İslam Kerimov ise, Batı devletlerini kendi rejimine karşı gelmekten uzak tutmaya çalışıyor. Afganistan’da bataklığa düşen ABD ve Almanya ise, Özbekistan’ın yardımını alabilmek için bu ülkedeki korkunç diktatörlüğü görmezden geliyor. Bundan istifade eden Kerimov, Özbekistan’da çağın en katı diktatörlüğünü uyguluyor ve ülkesinin kaynaklarını kendi yakınlarınapeşkeş çekiyor. Büyük bir altın üreticisi olan Özbekistan’da üretilen altın, Kerimov’un kızının Avrupa’daki hesaplarına aktarılıyor.
“Arap Baharı”nın dünyayı sarsmasından diktatör Kerimov da etkilendi. 7 yıl olan Cumhurbaşkanlığı görev süresini 5 yıla indirdi ve ülkede medya kuruluşlarına sözde olsa bile bazı haklar tanınmaya başlandı. En önemlisi ise, Kerimov zorbalığına direnen Özbek muhalifler, ülke içinde ve dışında faaliyetlerini önemli ölçüde hızlandırmaya başladılar.
2011 Mayıs ayında Berlin’de “Özbekistan Halk Hareketi”ni oluşturan Özbek muhalifler, kısa sürede Norveç, İsveç, Kanada ve Türkiye’de örgütlenmeyi başardılar. Bununla beraber Rusya, Kazakistan ve Kırgızistan’da bu muhalif hareketin şubeleri gayri resmi olarak çalışmalara devam ediyor. En önemlisi, Özbek muhalifler Kerimov’un baskısına rağmen Özbekistan’da kendi faaliyetlerini diriltmeyi başardılar. 8 Aralık 2011’de Özbekistan’da Anayasa gününde Taşkent’te ve memleketin başka şehirlerinde Özbekistan Halk Hareketi’nin bildirileri halka dağıtıldı.
ÖZBEKISTAN HALK HAREKETI’NIN (ÖHH) AMACI NE?
Bu muhalif hareket, Kerimov diktatörlüğüne karşı koyan 6 parti ve kurumdan oluşuyor. ÖHH şimdiki diktatörlüğe son vererek Özbekistan’da özgürlük, hukuk ve adalete dayanan sivil toplum oluşturmayı hedefliyor. Hareketin saflarında siyasiler, aydınlar, İslami kesimin önde gelenleri, gençlerin vekilleri yer alıyor. ÖHH yönetimi “Kurucular Meclisi”, “Merkezi Sekreterlik” ve “TeftişKomisyonu”ndan oluşmakta. Hareket öncelikli vazife olarak kendini Özbekistan’da ve yurtdışında tanıtmayı ve örgütlenmeyi hedef edinmiştir.
Şu anda sürgünde yaşayan şair ve siyasetçi Muhammed Salih, ÖHH liderliğini yapıyor. Hareketin nihai hedefi Tunus ve Mısır’da olduğu gibi Özbekistan’da halkayaklanmasını sağlamak ve Kerimov diktatörlüğünü devirmek.
ÖZBEK HALKI REFORMLARA HAZIR
ÖHH Kurucular Meclisi üyesi ve koordinatörü Dr. Namaz Normumin oğlu Abdurrahman Muhammed:
Sovyet rejiminin yıkılmasından sonra Özbekistan’da eski Komünist Parti Başkanı İslam Kerimov tarafından Stalin rejimine benzer bir düzen kuruldu. Bununla memlekette halkın ilerlemesi için gerekli olan bütün girişimler yok edildi. Oysa Gorbaçov tarafından başlatılan “Perestroyka” reformları 1990-1992 yılları arasında Özbekistan’a kadar uzanmıştı. Özbekler sosyal hayatın bütün alanlarında teşebbüs ve gelişmeye hazır olduklarını ortaya koymuştu. Örneğin, memlekette sivil toplum kurumları, muhalif parti ve hareketler meydana çıkmış, Özbek halkı kendi kültürü ve İslam dinine bağlılığını bununla kanıtlamıştı. Taşkentte yayınlanan muhalif ERK gazetesinin sayısı yüz bini aşmış ve muhalefet lideri Muhammed Salih 1991’de gerçekleşen Başkanlık seçiminde adaylığını koymuştu. Bundan telaşlanan Kerimov rejimi önce muhalifleri dağıttı. Muhaliflerin bir kısmı hapse atıldı, canını kurtarmayı başaranlar ise hicret ettiler.
Bununla yetinmeyen zalim rejim sonradan Müslüman kitleleri hedef aldı. Bu zulmün neticesi olarak binlerce Müslüman katledildi ya da hapse atıldı. 2005 yılında Andican’da kendi hakları için sokaklara dökülen Özbek vatandaşlarına Kerimov’un emri ile ateş açılmış ve binlerce kişi hayatını kaybetmiştir. Bu sene bağımsızlığının 20. yılını kutlayan Özbekistan’da örneği Kuzey Kore’de rastlanan bir diktatörlük rejimi mevcuttur. Hiçbir yönden kendi istediklerini gerçekleştiremeyen Özbekler son çare olarak memleketi terk etmeye başlamıştır. Son verilere göre yaklaşık 5 milyon Özbek vatandaşı dünyanın çeşitli ülkelerinde hicret hayatını sürdürmektedirler.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Özbek halkının önde gelen vekilleri Kerimov diktatörlüğüne direnmeye devam etmektedir. 2011 yılının mayıs ayında şair ve siyasetçi Muhammed Salih liderliğinde Berlin’de bir araya gelen Özbek muhalifler Özbekistan Halk Hareketi’ni (ÖHH) oluşturmayı başarmıştı. 26-27 Kasım’da ÖHH Kurucular Meclisi İsveç’in Başkenti Stokholm’de bir toplantı düzenledi. Bu toplantıda ÖHH’ın yarım yıllık faaliyet raporu ve yakın gelecekte hareketin gerçekleştireceği işleri tartışıldı. Toplantı sonunda ÖHH Kurucular Meclisi üyesi ve koordinatörü Dr. Namaz Normumin oğlu Abdurrahman Muhammed, Çek Cumhuriyeti’nden yayın yapan “Azadlık” radyosuna şunları söyledi:
ÖHH Kurucular Meclisinin gündeminde hangi konular yer aldı?
– Biz öncelikle hareketimiz ortaya çıktıktan sonra geçen yarım yılda gerçekleştirdiğimiz işlerin neticelerini tartıştık. Amacımız bu sürede ÖHH’nın gaye ve maksatlarını memleketimizde ve yurtdışında tanıtmaktan ibaret idi. Yani biz ideolojik savaşı ön plana almıştık. Neticede şu kısa sürede hareketin web sitesi www.uzerk.org oluşturuldu. Sitenin facebook ve başka uluslararası ağlarla bağlantıları ortaya çıktı. İnternet üzerinden “Erkinyürt” gazetesi yayına başladı. Bir de hareketimizin özel Tv yayınları (www.turkiston.tv) başlamıştır. Bu işlerin neticesi olarak ÖHH vatanımızda ve yurtdışında kendini tanıtmayı başarmış ve bugünkü toplantıda ideolojik çalışmalarımız müsbet yönden değerlendirilmiştir.
ÖHH’nın teşkilatlanma sorunu var mı?
-Hayır. Bizim böyle sorunumuz yok. Zaten ÖHH, yedi muhalif siyasi parti ve sivil grupların ortak hareketidir. Geçen yarım yılda birkaç devlette, örneğin İsveç, Norveç, Türkiye, Kanada, Rusya ve başka memleketlerde ÖHH bölümleri faaliyete başladı. Özbekistan’daki mevcut diktatörlük bizim legal faaliyetimizi engellese de hareketimiz halkımıza kendini tanıştırmayı ve memleket içinde taraftarlarımızın ortaya çıkmasını başarmıştır.
ÖHH’nın kaç üyesi var?
-Biz halk hareketiyiz. Amacımız Özbek halkını zulüm düzenine karşı ayaklandırmaktır. Biz Mısır ve Tunus’daki halk ayaklanmasının bir benzerinin Özbekistan’da gerçekleşmesini istiyoruz.
Bunun nedeni Kerimov rejiminin özgürlük, hukuk ve adalete dayanan reformlara engel olmasıdır. Aslında ideal olan mevcut hükümetin muhaliflerin desteğini alarak böyle reformları Özbekistan’da gerçekleştirmesi idi.
Bizim bu konudakı taleplerimiz maalesef Kerimov tarafından reddedilmektedir. Böyle durumda halkın zulme karşı ayaklanması tabii bir iştir. Dolayısıyla bizim vazifemiz ayaklanmaya hazırlananları saymak değil, onları sivil direnişe teşvik etmek ve mümkün olduğu kadar can kaybı vermeden özgür olmalarında liderlik yapmaktır…
Hareketinizden bir grubun ayrıldığı haber verilmektedir. Bu konuda açıklama yapar mısınız?
-Dediğim gibi biz halk hareketiyiz. Dolayısıyla saflarımızda Özbek halkının çeşitli gruplarının yer alması doğaldır. Bu noktada siyasi partilerin ve sivil kuruluşların hareketimize girmesi ya da ondan ayrılması da şaşırılacak bir konu değildir.
Esas olan halkımızn zulüm rejimine karşı harekete geçmesidir. Biz de bunu heyecan ve sorumluk içinde bekliyoruz.
ABDURRAHMAN MUHAMMED KİMDİR?
Sovyetler zamanında ismi Namaz Normumınoviç Mamatkulov olan Özbek Müslüman aydınıdır. 1957 yılında meşhur hadis alimi imam Tirmizi’nin vatanında doğdu. Taşkent tıp fakültesini bitirdikten sonra cerrah olarak çalıştı. 1990’da Muhammed Salih liderliğindeki ERK partisinde siyasete atıldı. 1993 senesinde muhacirlikte yaşayan parti başkanı yerine ERK kurultayında bir konuşma yaptı ve bunun akabinde yurtdışına gitmeye mecbur edildi. Bundan sonra birkaç sene İstanbul’da yaşadı. Hazırda Norveç’te siyasi sürgün hayatını devam ettirmekte ve ÖHH Muassisler Meclisi üyesi ve koordinatörü görevlerini yürütmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır. Özbek ve Türkiye Türkçesi yanında Rus, Norveç ve orta derecede Arap ve İngilizce bilmektedir.

Rabia Kadir: Mahkûm Yazar Yücel Tanay’a Açık Mektup
TÜRK DİLİ DALLARI
SİGMUND FREUD VE ATATÜRK
Rusya Federasyonu Özerk Cumhuriyetleri Ruslaştırıyor: Tataristan Liderinden Sert Tepki
İSMET ÖZEL: “Türkiyelilik” tabiri Türk’ü Türkiye’den kovmaya yönelik anlayışdir.
