Sayın Yücel Tanay Bey,
Ben sizi bugüne kadar sosyal medyadaki yazılarınızdan tanıyordum. Bizimle ilgili yazdığınız haber ve makalelerin çokluğuna ve içlerindeki millî duygulara bakarak, adını Türkçe koymuş bir Uygur yazarı olduğunuzu tahmin ediyordum. Ancak aramızdaki Çin işbirlikçilerini eleştirdiğiniz için 20 aylık hapis cezasına çarptırıldığınız haberlerini öğrendikten sonra sizin bir Türk yazarı olduğunuzu anladım ve derin düşüncelere daldım. Demek ki kardeş halklarımız içinde bizi bizden daha iyi anlayan, bizim acımızı bizlerle aynı derecede hisseden insanlar da varmış.
Kendi ayak basmadığı bir diyardaki kardeş bir milletin acısını bu denli derinden anlamak yalnızca sürekli takip ve araştırmayı değil, aynı zamanda yüksek bir millî ve insani sorumluluk duygusunu da gerektirir.
Sizdeki bu sorumluluk duygusu; Doğu Türkistan meselesine verdiğiniz emek, zaman ve fedakârlığınız, bizim içimizdeki bir kısım aydınları bile düşündürür diye umuyorum ve vicdanları uyandıracağına inanıyorum.
Hakkınızda şikâyette bulunan Mevlüde Aziz hakkında, “Çinli Muhacir Kadınlar Birliği”nin başkanı olduğundan başka bir bilgi bulamadım. Demek ki hayatında geçim derdinden başka arzusu olmayan, karnını doyurmak için her türlü namussuzluk ve hainlikten çekinmeyen ve ne kadar ağır eleştiri alırsa alsın rahatsız olmayan biriymiş. Bu aşamada, böyle mahlûkatlar hakkında konuşmak bile fazlalık. Ancak milletimizin kara günlerinde — üç milyondan fazla insanın toplama kamplarında acı çektiği bugünlerde — Uygur halkı için hakikati dile getiren bir yazar hakkında şikâyette bulunmaya yüzü kızarmayan ve zalim Çin ile aynı safta duran bu mahlûkatların cezasız kalmayacağına inanıyorum.
Evet, hukuk devletinin de zayıf noktaları olur; altın değerindeki kanunlarında bazı boşluklar bulunur. Hainler ve işbirlikçiler, yaşadıkları devletin bu boşluklarından yararlanarak beslenir, kendilerini semirtir. Sizin başınıza gelen de işte bu boşluğun, hainlerin yüzsüzlüğüyle birleşmesinin bir sonucudur. Eminim ki bundan sonra Türkiye yasaları gelişme sürecinde bu tür haksız kararları göz önüne alarak kardeş halkların haklarını koruyacak, hainleri cezalandıracak ve kendi vatandaşlarını bu tip alçakların zorbalığından koruyacak maddelere yer verecektir.
Aldığınız cezaya rağmen duruşunuzdan geri adım atmamanız, aksine hak tarafında durma iradenizin daha da güçlendiğinin, yaptığınız açıklamalardan ve verdiğiniz tepkilerden anlaşılması takdire şayan. Tebrik ederim! Allah, hak yoldaki adımlarınızdan çiçekler yeşertsin, bedeniniz sağlıklı olsun!

Vâdide Ölmek Yasak
TÜRK DİLİ DALLARI
FİLİSTİN HAKKINDA TARİHİ HAKİKATLAR
Enver Paşa’nın tek oğlu Pilot Yüzbaşı Ali Enver
SİGMUND FREUD VE ATATÜRK
